"Wow!" Eliyle Yapılmıştır

#27
Şener Soysal
Hakkında Diğer Yazıları

Bir çizim ne zaman sanat eserine dönüşür? Bir eser, nasıl bir müzede yer alabilir? İnsan ne zaman sanatçı olur? Bir müze eserlerini neye göre seçer? Bir eser açıklamasına nasıl yer verilir? Bunlar ve ilişkili pek çok soru, açılışı yapılan Odunpazarı Modern Müzesi'nde (OMM) yer verilen "Vav" çalışmasının sergi anından bir fotoğraf ile başıma üşüşmeye başladı. Bu metin, sorgularım ve kendimce cevaplarımdan oluşan bir incelemeden ibaret.

Merhaba.

Yakın zamanda açılan OMM, içerisinde yer alan işlerden çok açılışıyla gündeme geldi. Bunda hem davet edilen sosyal medya "influencer"ları, hem eleştirenler, hem ticaret, hem siyaset etkiliydi. Öyle bir açılıştı ki, eserler üzerine söz söylenmesine sıra gelmedi.

Bir eser sosyal medyada görünür oldu ve beni şaşırttı. Cumhurbaşkanının temel atma töreni sırasında çizdiği vav harfi, modern sanat müzesinde sergileniyordu. Büyükçe bir künye ile de esere dair bilgi verilmişti. Sanatçı Eda Emirdağ'ın Instagram'da paylaşması ile viral haline dönüşen bu bilgi, beni sanat/sergi/müze üzerine yeniden düşünmeye itti. 

 

Kaynak: kulturservisi.com

 

Daha önce Sanat Dünyamız'da yayınlanan bir yazımda "Bir Araç Olarak Endüstri Nesnesini Kullanan Herkes Sanatçı Olabilir mi?" sorusunu yöneltip, endüstri nesnesinin çağdaş sanat eserine nasıl dönüşebileceğini incelemiştim. Varsayımım nesnenin yapıldığı malzemeyi, boyutunu ya da bağlamını değiştirmenin onu bir sanat nesnesine dönüştürebileceği yönündeydi. Bunlara ek olarak nesnenin mekanını değiştirmenin ya da üretimini sınırlı edisyon ile tanımlamanın da o nesneyi sanat eserine dönüştürebildiği belirtmiştim. Yani benim için bu maddeler bir kılavuzdu ve bunlardan birini yaparak bir sanat eseri sahibi olunabilirdi. Nihayetinde bu varsayımlarının tümünün karşılığı olan örnekler metinde mevcuttu.

OMM'daki durum biraz daha farklı olmakla beraber beni "Bir modern sanat müzesi, bir eseri nasıl kabul eder?" sorusu üzerinden yeni varsayımlar çıkarma heyecanına itti. Bu nedenle "Vav" çalışmasının sunum sürecindeki detayları inceleyerek listedim:

Performatif Durum / Eserin Üretim Sürecinin Paylaşılması: Eser kameralar ve insanlar önünde çiziliyor. İlk seferde istenilen sonuç üretilemeyebilir, beklentiyi karşılayamayabilirdi. Riskler mevcut. Dolayısıyla yapılan bir nevi performans. Üretilen çalışmanın özgünlüğü tartışılsa da, bunun herkes önünde gerçekleştirilmesi önemli görülebilir. Eser künyesinde de "OMM temel atma töreni sırasında" diyerek, üretim durumuna atıfta bulunulmuş.

 

Kaynak: kulturservisi.com

 

Zanaat / Eserin El İşçiliği Olması: Her ne kadar modern dünyamızda Duschamp zanaate olan bakışı değiştirse de, bu kavram hala önem taşıyor. Yine eser künyesinde de "eliyle yapılmıştır" ibaresiyle zanaat kısmına ciddi bir vurgu yapılmış. Eserin el ile üretilmesinin müze için ciddi bir karşılığı olabilir. Keza var olan bir imgenin yeniden üretiminde onu diğerlerinden farklılaştıran şeyin zanaat olması mümkündür.

Sunum / Metin & Eser İlişkisi: Eserin sunum yöntemi klasik olsa da, eser künyesinin eserin kendisiyle ilişkisi alıştığımız tarzın dışında. Künye, eser kadar dikkat çekici bir büyüklükte yazılmış. Belli ki bizim künye diye düşündüğümüz kısım da eserin bir parçası haline geliyor. 

Bu varsayımları çıkarmak, beni böyle bir çalışma üretmeye de teşvik etti. Benzer bir yolu izleyerek performatif bir üretim yapmak üzere süreci video olarak kaydettim, elimle "yaptım" ve altına da bir künye yazdım: "Bu ‘Wow" çalışması, 10.09.2019 tarihinde, OMM açılışından hemen sonra  TASARIMCI SAYIN ŞENER SOYSAL eliyle yapılmıştır."

 

 

Özgün içerik üretmeyi seven biri olarak aynı vav harfini çizemezdim, ama oyunları seven biri olarak fonetiği uyumlu bir "Wow!" tercih ettim. Biliyorum aynısı değil, belki biraz şakalı. Ortaya çıkan varsayımlarımdan oluşan "OMM'a göre eser üretme kılavuzunun" -neredeyse- tüm maddelerini yapmış oldum. Hatta OMM'a daha fazla fikir versin diye, "Vav" çalışmasının sergilenmesine benzer şekilde sunum da yaptım.

Biliyorum, belki atladığım bir maddeyi gerçekleştirmeye çok uzak olabilirim, ünvanım kesinlikle farklı. Ego dolu bir sanatçı gibi davranmak istemiyorum ama; ne dersiniz, benim eserim de OMM'a dahil olabilir mi? Ya da OMM, "Vav" eserini kabul etme kriterlerini belirtebilir mi?

Bu metnin burada bitmesi gerekiyordu. Ama Nazif Topçuoğlu'yla yaptığımız bir röportajI hatırlamam, son bir yaklaşımı daha ifade etmemi gerektirdi. Topçuoğlu "Herkes sanatçı olabilir mi?" sorusunu gereksiz bularak kişiye ne ünvan verildiğinin bir önemi olmadığını, üretilen işin değerli olup olmadığının sorgulanması gerektiğini vurgulamıştı. Nihayetinde işin değerini de bir miktar sanat tarihi ve kavramları üzerine bilgi sahibi izleyicinin ilgisi belirliyor diye düşünebiliriz. Bir eserin sadece bir sanat mekanında olması, onun nitelikli bir eser olduğunu göstermeyebilir. Kenan Evren'in iktidarda olduğu ve iktidar olmadığı süreçlerde ürettiği resimlerin kıymetinin değişmesi de bununla ilgili olsa gerek.